| BİR KAMU GÖREVLİSİNİN ÜZERİNE ATILI SUÇ, AYNI ZAMANDA CEZA KANUNUNA GÖRE DE SUÇ NİTELİĞİ TAŞIYORSA VE İLGİLİ YARGILAMA SONUCUNDA SUÇSUZ GÖRÜLMÜŞSE, ARTIK DİSİPLİN SORUŞTURMASI ESAS ALINIP, İLGİLİNİN SÖZ KONUSU SUÇU İŞLEDİĞİNİ KABULE OLANAK BULUNMADIĞI HK.< Gümrük ambar memuru olan davacı, 1920 sayılı Yasaya göre memuriyetle ilişiğinin kesilmesi yolunda Yüksek Disiplin Kurulunca alınan ve Bakan onayı ile kesinleşen kararın iptali istemiyle bu davayı açmış bulunmaktadır. 1920 sayılı Yasanın 1.maddesi birinci fıkrası, "Gümrük memurlarından manifesto, ambar, muayene, tetkik ve muhasebe işlerinde müstahdem olanlarla bunları doğrudan doğruya sevk ve idare eden gümrük başmüdür ve müdürlerinden ve mülhakat merkez memurluklariyle idare memurlarından vazifei memurelerini suistimal ettikleri teftiş veya tahkik raporları üzerine inzibat komisyonunca anlaşılanların memuriyetten alakalarının kesilmesine bu komisyonca karar verilir. Ancak komisyon kararları vekilin tasdikiyle tamam olur." hükmünü taşımaktadır. 1920 sayılı Yasaya ek 2350 sayılı Yasanın 1.maddesinde ise, "1920 numaralı Kanunda sayılı gümrük amir ve memurlarından ve muhafaza müdürleri ve muhafaza ve mıntıka memurlarından vazife olarak yaptığı veya yapacağı işlerden dolayı veya hangi sebep ve bahane ile iş sahiplerinden, gümrük komisyoncularından veya bunların adamlarından bahşiş olarak veya başka adlarla para veya hediye isteyen veya alan herhangi bir menfaat kabul edenler, vazifelerini yolunda ve zamanında yapmış olsalar bile, adı geçen kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası dairesinde salahiyetli inzibat komisyonları tarafından memurluktan çıkarılır ve haklarında o kanun dairesinde muamele yapılır." hükmünü içermektedir. 3.5.1976 tarihinde, Münih'den uçakla Ankara'ya getirilip, kaçak olarak yurda sokulmak istenilirken yakalanan ve elkonulan dört koli halindeki saatler, Esenboğa Gümrük Müdürlüğü ambarına alınmıştır. Ağır Ceza Mahkemesince, yurda kaçak olarak sokulmak istenilmesi nedeniyle zoralımına karar verilen, gümrük ambarında bulunan saatler ambar memurlarının değişmesi nedeniyle, 24.11.1976 tarihinde yeni ambar memurları davacı ve Kadir Deniz'e devredilmiş; ambar memurlarının 1978 yılında tekrar değişmesi nedeniyle de söz konusu saatlerin bulunduğu ambar, davacı ve diğer ambar memurunca 13.3.1978 tarihli devir teslim tutanağı ile ambar memuru Ahmet Arıcı'ya devredilmiştir. Fakat 25.5.1978 tarihinde yapılan sayım ve tesbit sırasında söz konusu kaçak saatlerin büyük bir kısmının ambarda bulunmadığı anlaşılmıştır. Olay üzerine yapılan soruşturma sonucu düzenlenen raporlarda, 1976 yılında kaçak olarak yurda sokulmak istenilirken yakalanıp mahkemece zoralımına karar verilen, ambar memuru davacının zimmetinde bulunan saatlerin, davacı tarafından ambardan çıkarılıp, para karşılığı, bu saatleri yurda kaçak sokmak isteyen kişilere verildiğinin anlaşıldığı; her ne kadar, söz konusu saatlerin ambarda bulunmadığının anlaşılmasından önce kaçak eşya ambarı, davacı ve diğer ambar memuru tarafından yeni ambar memuruna devredilmişse de, sayım ve tesbit yapılmadan ambarın devredilmiş olduğunun saptandığı, davacının saatleri, 13.3.1978 tarihli devir tesliminden önce ambardan çıkardığı kanaatına varıldığı, davacının 1920 sayılı Yasaya ek 2350 sayılı Yasaya göre memuriyetle ilişinin kesilmesi gerektiği belirtilmiştir. Gümrük ve Tekel Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu da, bu soruşturmayı dayanak alıp, 1920 sayılı Yasaya göre davacının memuriyetle ilişiğinin kesilmesine karar vermiştir. Ancak, anılan olay nedeniyle zimmet suçunu işlediği gerekçesiyle Ağır Ceza Mahkemesinde hakkında kamu davası açılan davacı, yargılanması sonucu beraat etmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi, temyiz edilmesi sonucu onanarak kesinleşen kararında, diğer ambar memuru ile birlikte kaçak eşya ambarını yeni ambar memuruna devretmiş olan davacının, ambarda bulunan saatleri ambardan çıkarıp zimmetine geçirdiği yolunda yeterli kesin ve kanaat verici kanıt bulunmadığı gerekçesiyle, davacının beraatına karar vermiştir. Kamu hizmetinin gerektiği biçimde yürütülmesini, memur statüsünün korunmasını amaçlayan disiplin cezaları, toplum düzenini korumaya yönelik ceza yasasında öngörülen cezalardan farklı nitelik taşırlar. Fakat bir kamu görevlisinin üzerine atılı suç, aynı zamanda ceza yasasına göre de suç niteliği taşıyorsa ve ilgili ceza yasasına göre yapılan yargılaması sonucunda suçsuz görülmüşse, artık disiplin soruşturması dayanak alınıp, ilgilinin söz konusu suçu işlediğini kabule olanak bulunmamaktadır. Kuşkusuz bu husus da, olayın personel hukuku yönünden değerlendirilmesine, saptandığı takdirde başka bir disiplin suçu nedeniyle ilgiliye disiplin cezası verilmesine engel değildir. Bu itibarla, memuriyetle ilişkisinin kesilmesine neden olarak gösterilen olaydan dolayı Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan ve beraat eden davacının, bu beraat kararına rağmen, mahkemece zoralımına karar verilen ve gümrük ambarında bulunan kaçak saatleri, ambardan çıkardığını, menfaat karşılığı bu saatlerin yurda kaçak olarak sokulmasını sağladığını kabule olanak görülmemektedir. Belirtilen durum karşısında, üzerine atılı suçu işlediği kanıtlanmayan davacının memuriyetle ilişiğinin kesilmesinde mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, mevzuata aykırı bulunan, davacının memuriyetle ilişiğinin kesilmesine ilişkin kararın iptaline karar verildi.
(MS/MÜ) |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder