(Sunulmak Üzere)
Gaziantep Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü’ne
Dilekçenin dayanağı;
03.10.2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ıncı maddesine eklenen ikinci fıkrayla, Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu, keza “Dilekçe hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde yapılan değişiklikle de, dilekçe sahiplerine başvuru sonuçlarının yazılı olarak bildirilmesi hükmü,
01.11.1984 tarihli ve 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun 02.01.2003 tarihli ve 4778 sayılı Kanunla değiştirilen 7’nci maddesinde, yapılmakta olan işlemin safahatı veya sonucu hakkında, yetkili makamlarca dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verileceği ve sonucun ayrıca bildirileceği hükmüne,
9.10.2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile de kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usullere,
Ve nihayet 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. Maddesinde “. 1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler…” hükmünden ibarettir.
Açıklamalar;
18.04.2005 günlü ve 2005/1, 3 ve 4 sayılı YDK karaları ile hakkımda 657 sayılı DMK’nın 125/E-g maddesindeki “ yüz kızartıcı ve utanç verici harekete bulunmam” gerekçesi ile bir daha devlet memuru olmamak üzere, memuriyetten çıkarılmama karar verilmiştir. MEMURLAR İLE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN BAZI DİSİPLİN CEZALARININ AFFI HAKKINDA 5525 sayılı KANUN; 4 Temmuz 2006 günü, 26218 sayılı Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Kanunun 1. maddesinde bazı suçlar ayrık(kapsam dışı) tutulmuştur. Bu kanunla ilgili olarak verilen mahkeme içtihatlarında bu duruma açıklık getirildiği görülmektedir. Şöyle ki; hakkımda Danıştay Onikinci Daire E: 2008/2195, K: 2008/7129 sayı ile verdiği, kararında ”…5525 sayılı Kanunla af dışı bırakılan suçlar aynı zamanda Türk Ceza Kanununa göre de suç olduğundan, bu suçlardan dolayı yapılan soruşturma sonucu, disiplin kurulu kararı ile kurumlarıyla sürekli ilişkileri kesilen kamu görevlilerinin af yasanından yararlanabilmesi için anılan suçlardan ceza yargılaması sonucunda hüküm giymemiş olmaları gerekir.
Esasen, 657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 48. Maddesinin A/5 bendi, bu suçlardan hüküm giyenlerin memurluğa alınmalarını yasaklamış ve memurluk sırasında memur olma koşullarını kaybeden kamu görevlilerinin de memuriyetlerinin sona ereceği aynı Yasanın 98/b maddesinde belirtildiğinden, söz konusu suçlardan hükümlü bulunanların memur olarak görevlerine devam etmeleri veya memurluğa yeniden alınmaları mümkün değildir.
Bu durumda, disiplin suçu nedeniyle kurumlarıyla sürekli olarak ilişiği kesilmiş olan kamu görevlilerinden, 5525 sayılı Kanunda belirtilen suçlar nedeniyle haklarında adli yargıda dava açılmayan veya dava açılmakla birlikte mahkûmiyet kararı olmayanlar af yasası kapsamına alınmış bulunmaktadır.” şeklindedir.
Daha önce yürürlüğe giren aynı içerikteki af kanunlarında da bu yargı içtihatlarının istikrar kazandığı görülmektedir. Şöyle ki; Danıştay Sekizinci Daire K:1993/174 sayılı kararda 'Bu durumda disiplin suçu nedeniyle kurumlarıyla sürekli olarak ilişiği kesilmiş olan kamu görevlilerinden, 3817 sayılı Yasada belirtilen suçlar nedeniyle haklarında adli yargıda dava açılmayan veya dava açılmakla birlikte mahkûmiyet kararı olmayanlar, af yasası kapsamına alınmış bulunmaktadır.' Danıştay Sekizinci Daire K:1996/309 kararında 've verilmiş disiplin cezalarını bütün sonuçları ile affetmiş olup ilgililerin söz konusu suçlardan dolayı adli yargı yerinde mahkûm olmamaları halinde af kanunundan faydalanmaları mümkün olabilmektedir.' İdari Dava Daireleri K:2003 / 53,E:2000 /770 31.01.2003 kararında ' Sayılan suçlar, aynı zamanda Türk Ceza Kanununda yer alan suçlar olduğundan bunlar hakkında herhangi bir mahkûmiyet kararı bulunmadıkça Af Kanunu kapsamına gireceği açıktır.' ve İdari Dava Daireleri 2000/949, 2000/594, 15.09.2000 karada da' 4455 sayılı yasa, 1. maddesinde affın kapsamını belirlerken, bazı suçları tek tek saymış, bazılarını ise "şeref ve haysiyet kırıcı suçlar" ibaresi altında belirlemiştir. Sayılan suçlar, aynı zamanda Türk Ceza Kanununda yer alan suçlar olduğundan bunlar hakkında herhangi bir mahkûmiyet kararı bulunmadıkça af yasası kapsamına gireceği açıktır.'
Bu kararlarla 5525 sayılı Kanunla af dışı bırakılan suçlardan dolayı bir disiplin cezası verilmesi halinde, bu cezanın af kapsamının dışında kalması için “mahkûmiyet hükmünün” varlığının gerektiğini ortaya konulmaktadır. 2005/1 sayılı YDK kararı ile ilgili Ceza davam Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin E: 2000/164 ve K: 2008/83 sayılı kararı ile “sanıkların üzerine atılı suçların sabit olmaması nedeniyle tüm suçlardan CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı BERAATLERİNE” şeklinde verilen kararla, beraatla sonuçlanmıştır. 2005/4 sayılı YDK kararı ile ilgili Ceza davam Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin E: 2001/88 ve K: 2003/177 sayılı kararı ile “delil yetersizliğinden beraatla” sonuçlanmış ve ilgili karar, benim yönümden, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin E:2004/30697, K:2008/17748 sayılı kararı ile zamanaşımından ortadan kaldırılmıştır. 2005/3 sayılı YDK kararı ile ilgili Ceza davam Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin E: 2001/148 ve K: 2006/103 sayılı kararı ile “ suçun yasal unsurları oluşmadığı” nedeniyle beraatla sonuçlanmış ve ilgili karar, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin E:2007/4859 ve K: 2007/10701 sayılı kararı ile zamanaşımından ortadan kaldırılmıştır.
5525 Sayılı Af Kanununun 1. Maddesinde “…23.4.1999 tarihinden 14.2.2005 tarihine kadar işlenen ve af kapsamına giren disiplin cezalarının verilmesini gerektiren fiillerden dolayı, ilgililer hakkında disiplin soruşturma ve kovuşturması yapılmaz; devam etmekte olan disiplin soruşturma ve kovuşturmaları işlemden kaldırılır; kesinleşmiş olan disiplin cezaları uygulanmaz.
DİSİPLİN CEZALARI AFFEDİLENLERİN SİCİL DOSYALARINDAKİ BU DİSİPLİN CEZALARINA DAİR KAYITLAR, İLGİLİLERİN MÜRACAATI ARANMAKSIZIN HÜKÜMSÜZ KALIR VE DOSYALARINDAN ÇIKARILIR…” şeklinde düzenlenmiştir.
İstem;
İzah ettiğim nedenlerden ve masumiyetimim açıklıkla ortada olması sebebiyle; 5525 sayıl af kanunu kapsamında olan durumum nedeniyle, yasanın 1 maddesi gereğince hakkımda, 18.04.2005 günlü ve 2005/1, 3 ve 4 sayılı YDK kararları ile verilen disiplin cezasının idarece resen ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bu konularda idari davalarımın devam ediyor olması, İdarenin işlem yapmamasını gerektirmeyeceği açık olup, yasanım amir hükmü gereğince İdarenin üstüne düşen işlemleri yapması ve ilgili dava dosyalarına konu hakkında bilgi vermesi gerekmektedir. İdari davalara devam etmek için verilmiş olan dilekçelerin sonucu itibariyle af hükümlerinden yararlanmamayı istemek gibi bir amacı olmayıp, bunun amacı, masumiyetin yargı kararı ile ispatına yönelik bir tutama dayandığı açıktır. Bunun yanında verilen dilekçe nedeniyle davanın bütün aşamalardan geçerek aleyhte sonuçlanması halinde bile kişini af hükümlerinden yararlanacağı da, 5525 Sayılı Yasada hükme bağlanmıştır. Hakkımdaki bahse konu işlemin kaldırılıp kaldırılmadığı, kaldırılmadı ise gerekçesinin, dayanakta belirtilen dilekçe hakkı kullanımına dair mevzuat çerçevesindeki usul ve sürelerde yazılı olarak tarafıma bildirilmesidir.
Gereğini saygılarımla arz ederim. 18.02.2009
A G
EKLER:
1. Danıştay Onikinci Daire E: 2008/2195, K: 2008/7129 sayılı kararı,
2. Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin E: 2000/164 ve K: 2008/83 sayılı kararının son sayfası,
.png)
.png)
.png)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder